30 Haziran 2010 Çarşamba
Serseri Mayınlar
Ferzan Özpetek yine tek kelimeyle harika bir filme imza atmış, oyuncularıyla, sofra kültürüyle, sokaklarıyla buram buram İtalya koksa da, filmin sonunda yüzünüzü gülümseten bir Sezen Aksu şarkısı çıkıveriyor karşınıza.. İtalyan vatandaşı olan Ferzan Özpetek böylece Türk sinemaseverlerin gönlünü almayı da bilmiş..
Daha önce İtalya'nın en önemli sinema dergilerinden "Ciak" 2010 yılının en iyi filmi olarak yönetmen Ferzan Özpetek'in "Serseri Mayınlar"ını seçmişti, ardından İtalyan Ulusal Sinema Yazarları Sendikası'nın (SNGCI) verdiği "Gümüş Film Şeritleri" ödüllerinde, "En İyi Komedi Filmi" dahil dört dalda birden ödül kazanan "Serseri Mayınlar" toplumsal bir sorun olarak gösterilen eşcinselliğin kabul edilebilirliğini göz önüne sererken aynı zamanda hayal kırıklıklarına, farklı beklentilere, karşılıksız aşklara, umutlara da yer veriyor. Aynı aileden üç neslin sorunlara farklı bakış açıları ve çözüm arayışları ve toplum baskısı sanıyorum daha doğal anlatılamazdı..
Filmde yer yer Ferzan Özpetek klasiklerine de rastlamıyor değiliz, kalabalık ve leziz yemeklerle donatılmış sofralar ve neşeli sohbetlerden bahsediyorum tabiki.. Ve ölüme bakış açısı.. Ölümü son olarak görürüz ya, aslında ölümün birleştiriciliği ve yaşamın dört duvar arasından ibaret olmadığı da vurgulanıyor filmde.. Kremalı pastalar arasında gözyaşlarınız yavaş yavaş süzülürken hepimizin hayatının bir köşesinde olan yaralar da su üstüne çıkıyor aslında..
Ve son olarak canlandırdığı karakterle hayata meydan okuyan büyükanneden bir alıntı: "Hata olduğunu bilsen de kendi kararlarını uygula, mutlu insanlar sadece böyle yaşayanlardır.."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)