Yarın tam 2.5 yıl oluyor, 30 ay.. İlişki için uzun, ömür için kısa.. 30 ay önce bugün arkadaşımdın sadece, arada telefonla konuşup arada kahve içtiğim, kimisinden daha samimi, kimisinden daha resmi, sadece arkadaşımdın işte.. 30 ay önce yarın sevgilim oldun.. Babylon'da.. Elele tutuştuğumuzda biraz çocuk, biraz adam, biraz masum, biraz haylaz, çokça tatlı, azca huysuz, biraz depro, çokca neşeli, senin tabirinle bebek gibi çocuk denilesi bir sevgilim oldu.. Huzur, güven, aşk, sevgi ne varsa sığdı 30 aya, ama daha fazlası da var biliyorum.. Belki de yıllara sığmayacak kadar fazlası..
Sarılmayı da sevdim sana, küsmeyi de, gülmeyi de sevdim senle, çaresizce ağlamayı da.. Çıkmaz sokaklara girdiğimiz de oldu, dipsiz sularda yüzdüğümüz de.. Ama eleleydik hep, hiç ayrılmadı elim elinden.. Biliyorum daha güzel günlerimiz de olacak, zor günlerimiz de.. Ama ikimiz istersek her şeyin güzel olacağını da biliyorum, hissediyorum..
30 aydır kalbim seninle çarptı, gözlerim seni aradı sensiz gittiğim yerlerde, sensiz yediğim güzel yemekleri sen de ye istedim, sensiz izlediğim filmlerde keşke yanımda olsaydın dedim.. Soğuk akşamlarda sımsıkı sarılıp yürümeyi sevdim, yaz gecelerinde elele tutuşup gezinmeyi.. Uzun uzun telefonda konuşmayı, gece uyanıp sana mesaj atmayı, beni aradığında "geeel" demeni sevdim.. Minik bunalımlarını, hayallerini, isteklerini sevdim..
Daha güzel günlerimiz olsun bebeğim, yıllar sonra bugünleri gülerek konuşalım.. Hep istediğim kocaman balkonumuzda=)
Seni seviyorum
Birsen'in..
Bunu yazdıktan 6-7 ay sonra ayrıldık=)Şimdi ise 1 yılı geçti.. Bu yazıyı hiç yayınlamadım blogta, ama şimdi okuyacağını biliyorum, geçen gece yazdıklarına karşılık küçük bir hediye sadece.. Yukarıda yazdığım tek bir kelimeden pişman değilim, biliyorum ki hala kalbindeyim...