3 Ekim 2016 Pazartesi
Koşmalı mı Durmalı mı
Zaman zaman geçmişte aldığım kararları sorgulayıp keşke diye iç geçiririm pek çoğumuz gibi. Neyseki uzun süre takılmam keşkelere, aman canım kısmet böyleymiş der geçerim ama anlık da olsa düşünürüm, hayatım bambaşka olabilir miydi diye. Düşünsenize 17 yaşında lise son sınıftayken, hayatınızın en önemli kararını vermenizi istiyorlar sizden, "mesleğinize" seçmenizi... O yaşta bir genç ne kadar doğru karar verebilir ki, heleki kendi zamanımızı düşünüyorum da, internet yok elimizin altında, rehber öğretmenler şimdiki gibi öğrenciyle iç içe değil, üniversite seçenekleri az, kısacası her şey çok zor. Zaten bence o yüzden, benle aynı jenerasyondaki birçok insan işinde mutsuz. Gelelim esas söylemek istediğim şeye, geçenlerde bir yerde okudum, diyor ki; "kararlarınızı sorguluyor olabilirsiniz, şimdiki aklım olsaydı öyle değil de böyle yapardım diyor olabilirsiniz, ama unutmayın, kararınız farklı da olsaydı, yaşadığınız ruh hali, maddi ve manevi şartlar olacaktı, çünkü siz şu anda yaşamanız gereken hayatı yaşıyorsunuz." Bunu okuduğumdan beri içim daha rahat, daha huzurlu ayrıca yeni hayatlar kurmak için de hiçbir zaman geç değil. Hayallerimiz henüz gerçekleşmediyse zamanı gelmediği içindir, yanlış kararlar aldığımız için değil.
Günün film tavsiyesi: "Perfect Sense" filmin adına bakıp sıradan bir romantik film sanmayın, aslına bakarsanız distopik bir dünya izliyoruz filmde, kaos, hiçlik ve belki de kıyamet. Bu kadar umut dolu girizgahtan sonra biraz depresif bir öneri oldu sanırım=) Üzerine bir de Lars von Trier'den Melancolia izleyin, ölümlü dünya nasılsa deyip bırakın işi gücü, koşun hayallerinize, bir şekilde bağladım işte önsözüme=)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder