8 Nisan 2009 Çarşamba

Özledimm..


Nüfus sayımlarında hani sokağa çıkma yasağı olurdu ya, akşam üstü ara sokaklardan ananemlere -anneanne her zaman ananedir- giderdim.. Nası gitmem, mahalledeki bütün arkadaşlarım sokağa çıkacak ben evde oturucam mümkün mü.. Ama en heyecanlısı sokağa çıkma yasağında sokağa çıkmaktı.. Ahh şu yasaklar işte.. Allahım ne hayaller kurardım, Dempsey & Makepeace vardı, güya ben Makepeace'mişim, birilerini yakalamaya çalışıyomuşum, o yüzden kimseye gözükmeden o sokakları geçmek gerekiyomuş falan filan.. O günleri özledim işte..

Yaz akşamları ananemlerin bahçe avlusunda çay içmeyi, teyzemi yılbaşı hindisiyle bahçeye kilitleyip, kabarama kabarama kel fatma, annen güzel sen çirkin diye bağrı çağrış hindiyi teyzemi kovalarken seyredip gülmeyi özledim.. O ev yok artık, yerine apartman yapıldı, hindi de yok zaten, yedik çoktan.. Bi de renkli istop var tabiki, sokaktan geçen arabalardan nasıl da nefret ederdik dağılmak zorunda kalıyoruz diye.. O yüzden hep sokağa çıkma yasağı olsun isterdim, ee boşuna ihtilalde doğmamışım.. Hmm, ananemlerin oturduğu ev 3 katlıydı, en üstte ananem-dedem, bi altta teyzemler, girişte dayımlar otururdu..

Bir de terasta küçük bir ev vardı ki benim hayal evimdi orası. Dedem yaptırmış, çatısı falan olan minyatür bir evcik.. Kuzenlerimle oyun evimiz, az daha büyüyünce hoşlandığımız çocukları anlatıp kikirdediğimiz sığınağımız.. Tabi herkesin gözdesiydi orası, annemler kahve keyiflerini orda yapardı, babamlar akşamları tavla oynar, rakılarını orda içerdi.. Plak dinlerdik bak şimdi hatırladım=) Teyzemin 45'likleri vardı ahh canım, nasıl da kıymetliydi plakları.. Keşke daha çok vakit geçirseydim orda..

Bir daha asla tekrarı yaşanmiycak anılara tutunup mutlu olmak bu olsa gerek..

B.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder