3 Nisan 2009 Cuma

P.S. I Love You



"Çok beğendiğiniz ayakkabıları almak isteyip de alamazsanız, bir süre çıplak ayakla gezmeyi deneyebilirsiniz" Böylece ya sahip olduklarınızın değerini anlarsınız ya da istediğinizi elde edene kadar diğer seçenekleri rafa kaldırmış olursunuz.. En azından ben bu metafordan bu çıkarımları yaptım.. (Şu an Cem Özkan'dan Dön Bana'yı dinliyorum, güzel şarkı..) Peki ben ne yapardım, sanırım ilk seçeneği tercih ederdim, çünkü hırslardan arınmış bir hayat düşlüyorum artık, hatta 3. bir seçenek ekleyip bir ayağıma başka model, diğerine başka model bir ayakkabı giyip dikilirdim alamadığım ayakkabıların karşısına.. Aslında bir şeyi, ya da birini elde edememek diye bir şey olduğuna da inanmıyorum artık, istersen alırsın, demek ki gerçekten istememişsindir, bunu şimdi daha iyi anlıyorum..

Ne güzel bir filmdi.. Geçen sene sinemada ilk yarısından sonra çıkmak zorunda kalmıştık, nihayet tamamladım.. Aşkın bencillikten ne kadar uzak olduğu teması var bence filmde, kim ölümünden sonra sevgilisini yepyeni bir aşka hazırlayabilecek kadar cesur olabilir? Hele ki ben, aman aman, kıskançlıklar ülkesinin prensesiyim ben! Sevgilime dokunmayan yılan bin yaşasın:)

Cenaze töreninden kucağında sevdiği adamın külleriyle eve dönüp hiç açılmayacak telefonunun telesekreterindeki mesajı dinleyerek onsuz ilk gecesini geçirmeye çalışan Holly'i izlerken işte tam da bu sahnede sevgiliniz varsa hemen arayıp sesini duymak istiyorsunuz, şayet yoksa eski sevgilileri düşünüp onların küllerini havaya savurmayı hayal ediyorsunuz, yani bence etmelisiniz:)

Film bana İrlanda'nın ne şahane bir yer olduğunu da gösterdi, böylece Portofino ve Casablanca'dan sonra İrlanda da balayı hayallerimi süslemeye başladı diyebilirim:)

Bir de filmde arkadaşlık da çok güzel işlenmiş, ben hep şöyle düşünürüm, iyi günümde yanımda olmayan kötü günümde de olmasın, her şey yolundayken benimle keyfimi, mutluluğumu paylaşmayan, başıma kötü bir şey geldiğinde de aramasın beni.. Ben zaten mutlulukları paylaşmayı severim, elele kolkola:)

Hayat sürprizlerle dolu, evrenin şu anda bize ne hazırladığını bilmiyoruz bile, muhtemelen olmasını çok istediğimiz bir şey için hazırlıklar yapılıyor:) Filmden sapıyo gibi gözüksem de öyle değil aslında, işin özü şudur ki, dünyanın sonu gelmiş gibi hissettiğiniz anlarda, en yalnız kaldığınızı düşündüğünüz zamanlarda bile hayat umulmadık güzellikler sunabilir insana, tecrübeyle sabittir:) Hem hepimiz birden yalnızsak, yalnızsak da beraberiz demek değil midir..

p.s. ı love you:)

B.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder