11 Şubat 2009 Çarşamba
The Diving Bell and The Butterfly
Dalgıç giysisi! Dalgıç değil! Üstelik içinde hareket etmesi çok zor bir giysi.. Daha iyi bir tasvir olamazdı heralde Jean-dominique Bauby'nin ruh hali için.. Ve tek gözle de olsa hala espri yapabilmek.. "Yaşamın anlamı insanların yarattığı bir şeydir.." İnandığınız ama zaman zaman unuttuğunuz bir sözü bir filmde yeniden hatırlamak iyi geliyor insana..
"Hepimiz çocuğuz aslında. Hepimizin onaylanmaya ihtiyacı var." diyor bir sahnede, ahh şu takdir edilme, sevilme, beğenilme arzusu, ne geldiyse başıma senden geldi, pişman mıyım, hayır değilim, seviyorum her halimi:)
"Bir şeyleri kaybetmek gerekiyor değerini anlamak için.." Ne kadar klişe ama ne kadar da doğru.. Neyseki ben kaybetmeden değer verenlerdenim, kaybedenler düşünsün:)
Ne kadar da seviyorum dokunmayı, hissetmeyi.. Ya sımsıkı sarılmışım ya elini tutmuşum fotoğraflarımda arkadaşlarımın.. Sohbet ederken de öyle, napiyim ben böyleyim işte, çok seviyorum sevmeyi sonra da küsüp gitmeyi..
:)
B.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder