13 Şubat 2009 Cuma

Jeux d'enfants



Geçtiğimiz yaz izlemiştim ilk kez, sonra Eylül başlarında, ve son olarak da geçen hafta.. Hani birini çok özlersiniz de koşa koşa sarılasanız gelir -ben tipik bir elmyra modeli olduğumdan sarılmak ne kelime boğmak da diyebiliriz:)- ben de bu filmi böyle özlüyorum zaman zaman.. Masal dinler gibi izliyorum.. Kalbinizin ritmini değiştiren filmler vardır ya "Jeux d'enfants" öyle bir film.. Esas kızımız Julien büyüyünce turta olmak istiyorum dediğinde, bir an benim de küçükken "şemsiye çikolata" olmak istediğim gelmişti aklıma, çikolata tamam da şemsiye de nesi..:)

Birini hem çok severken hem de bir o kadar da acı çektirebilir mi insan hem kendine hem ona.. Nasıl bir oyun bu böyle.. Tek kural var, kim daha çok mutsuz ederse o kazanıyor oyunu.. Ama biliyor ki bir sonraki oyunda kendisi daha da mutsuz olacak.. Korkarım ben de seviyorum bu oyunu, attığımın adımın beni tedirgin ve mutsuz edeceğini bilsem de illaki atarım o adımı.. Ama biliyorum ki iki kişilik oyunlarda kaybetmiş gibi gözüken bazen aslında kazanandır.. Ben Julien kadar cesur değilim en azından şimdilik, çünkü her oyun kurallarına göre oynanmak zorunda değil bence, o zaman çok sıradan olurdu her şey, bazen oyunun tam ortasında değişmeli kurallar.. Bence yani..:)

"..hold me close and hold me fast
the magic spell you cast
this is la vie en rose.."

:)
B.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder