12 Şubat 2009 Perşembe

***YaĞmUr***



Bu sabah yağmur sesiyle uyandım.. Yağmuru çok severim çocukluğumdan beri.. Ne yapar eder dışarı çıkardım küçükken de, şimdi de öyle 5 dakika da olsa dururum illaki yağmurda.. Küçükken annem yağmurda tutulan dilekler kabul olurmuş demişti bir kez, sen misin bunu öğrenen, her yağmur yağışında mır mır mır başlarım sıralamaya, şunu da isterim bunu da isterim.. Bir de yüksek bir yerden geçerken kabul olurmuş dilekler bunu da küçükken duymuştum, şimdi köprüden her karşıya geçişimde hele bir de yağmur yağıyorsa düşünün halimi işte:)))

Bazen iş çıkışında yolumun üstündeki kitapçıya uğruyorum, -ama hiç yakışıklı bir çocukla aynı kitaba el atmak suretiyle başlayan bir aşkın esas kızı olamadım, bırakın el atmayı aynı raf önünde durduğumu bile hatırlamıyorum:)- neysee dün akşam da yine rastgele bir kitap seçtim raftan, rastgele bir sayfasını açtım, benim olsun bu sayfada yazan dedim:) "Bazen başınıza gelmesini istediğiniz son şey, ihtiyacınız olan ilk şey olabilir" gözüme çarpan ilk cümle oldu.. Sonra düşündüm, işaretin böylesi dedim.. Neye çok üzüldüysem, ağladıysam biliyorum ki zamanı geldiğinde iyiki yaşamışım bunu dedim, diyorum, diyeceğim de.. Yani öyle tuhaf ki hayat, bir şey istiyosun, diliyosun, bekliyosun; o olana kadar başına gelmedik iş kalmıyor, evren diyor ki sana aslında isteme sen bunu, mutlu olmazsın.. Sonunda veriyor işte o zaman almak ya da almamak sana kalmış.. Anlarsan bunu ne ala.. Zaten artık o yüzden ağlarken bile o kadar üzülmüyorum, yani artık dediğim yeni yeni, geç büyüyorum ben biraz, napalım..:)

:)
B.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder